Tanzimat Fermanı ( 3 Kasım 1839 )

Tanzimat Fermanı Sultan Abdülmecid’in tahta geçişinin beşinci ayında ilan edilerek yürürlüğe konulmuştur. Bu dönemde Avrupa’da 1830 ihtilalleri ile Fransa tekrar mutlakıyetten meşrutiyete dönmüştü. İngiltere’de zaten bu rejim mevcuttu. Bu iki devlete karşın Avusturya, Rusya, Prusya henüz teokratik yönetim yanında idiler ve Osmanlı Devleti üzerindeki emelleri ise çok açıktı.

O halde Osmanlı Devleti’nin Fransa ve İngiltere’ye yakınlaşarak, Avrupa’nın denge politikasına dahil olmak ve bunu kabul ettirmek için Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünden yana olan bu iki devlete güvenilirlik verebilmek amacıyla devlet bünyesinde geniş bir düzenlemeye gitme yolunu seçecekti.

Tanzimat Fermanı

Tanzimat Fermanı

Yapılması düşünülen düzenlemelerle ilgili ferman hazırlandıktan sonra, bugünkü Gülhane Parkı’nda okunduğu için Gülhane Hatt-ı Hümayunu diye de anılır. Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanan ıslahat projesi, bir ferman şeklinde padişahın, devlet adamlarının, yüksek dereceli memurların, ulemanın, Ermeni ve Rum Patrikleri’nin, Yahudi Hahamı’nın, esnaf temsilcilerinin, yabancı elçilerin ve kalabalık bir topluluğun huzurunda okundu.

Fermanda yüz elli yıldan beri kanunlara saygısızlık yüzünden devletin yıkımlara uğradığı, oysa ülkenin yeri, verimli toprakları, yetenekli halkı göz önüne alınırsa, Allah’ın yardımıyla devletin eski gücüne kavuşabileceği belirtiliyordu. Bunun için de kanunlar konulmasının gerekli görüldüğü ve yeni kanunların dayandırılacağı ilkelerin şunlar olduğu belirtiliyordu:

• Müslüman ve Müslüman olmayan bütün halkın mal, namus ve can güvenliğinin sağlanması.

• Herkesten belirli usullere ve kazancına göre vergi alınması.

• Herkesin kanun önünde eşit tutulması.

• Mahkemelerin açık yapılması ve kimsenin yargılanmadan öldürülmemesi.

• Herkesin mal ve mülk edinmesinin sağlanması, istediğinde bunları satması veya yenisini alması, çocuklarına miras olarak bırakma hakkının bulunması.

Padişah, bu fermana ve ona dayandırılan kanunlara saygı göstereceğine dair yemin etmiştir. Böylece ilk kez bir Osmanlı Padişahı çok geniş olan yetkilerinin üzerinde bir kanun gücünü tanımış oluyordu.

Tanzimat Fermanı ile beraber Avrupa’daki ilişkiler gelişti. Padişah Abdülmecid ilk kez, Fransız İmparatoru’nun verdiği bir nişanı göğsüne taktı ve yine İngiliz elçisi Canning’in düzenlediği baloya katıldı. Tanzimat döneminde devlet anlayışındaki merkeziyetçilik arttı. Bakanlar icraatlarından dolayı padişaha karşı sorumlu oldular. Tanzimat birçok yenilik getirdi ama siyasi iktidarsızlıkta aşırı derecede arttı. Örneğin 37 yıllık dönemde 39 defa sadrazam, 33 defa dış işleri bakanı değişti. Öyle ki fermanda belirlenen hususların çoğu yerine getirilemedi ve umulan başarı sağlanamadı. Bunun başlıca sebepleri ise şunlardır:

• Batıdan alınan yeniliklerin derinliğine inilememiş olunması ve sadece şeklen benimsenmiş olması.

• Azınlıklara verilen hakların büyük devletlerce istismar edilmesi. Öyle ki Avrupalı büyük devletler Fermandaki ilgili maddelere dayanarak, içte meydana gelen Hıristiyanlarla ilgili en ufak bir olayda bile hak koruma bahanesiyle Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmaktan geri durmamışlardır. Bu durum devletin işini çok zorlaştırmış ve yıkılmasında büyük etkisi olmuştur.

• Tanzimat Fermanı ile amaçlanan ıslahatları gerçekleştirmek için devlet, yeterli kadroya sahip değildi. Halbuki böyle bir hareketin başarıya ulaşabilmesi için yetişmiş ve yeterli bir sayıda kadroya sahip olması gerekiyordu.

Tanzimatçıların gayesi, Osmanlı tebaasını hiçbir dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin bir bütün bir Osmanlı halkı meydana getirmekti. Fakat yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı bu mümkün olamadı.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir