Osmanlı Devleti’nin Çöküş Süreci: Rönesans ve Reform Hareketleri

Osmanlı Devleti’nin büyüme ve yükselişini sağlayan; şahsi kahramanlıklar, idare kabiliyeti, merkezî ve taşra idarelerindeki üstünlükler XVII. yüzyıldan itibaren bozulmaya başladı. O hâlde devlet sistemi iyi işlerken ne oldu da bu üstünlük unsurları değişime zorlandı? İşte asıl cevap bulunması gereken soru budur.

Dış Sebepler

Rönesans ve Reform Hareketleri

XV. yüzyılın sonuna doğru yeni bir çağ başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesine çıktığı zamanlarda Akdeniz’e İtalyan Yarımadası egemendi. Bu duruma zamanla hem İslam dünyası hem de Ortodoks Hristiyanlar şiddetle karşı çıkmışlardı ki bu duygu atmosferi Osmanlı Devleti’ni hem Balkanlar’da hem de Ortadoğu’da egemen kılan önemli sebepti.

Özellikle İstanbul’un fethi, İtalyan kent devletlerinin bu coğrafyalarda üstünlüğüne son vermişti. Bu süreç, gittikçe içe kapanan ve ekonomik anlamda sıkıntılar yaşayan Latinlerin ve diğer Avrupalı halkların bilinen dünyanın dışına çıkmasını ve keşiflerin yapılmasını sağladı.

“Yeniden doğuş” anlamına gelen Rönesans (Renaissance) kavramı, temelde Grek ve Roma’nın yeniden canlandırılarak Avrupa’nın bilimde, sanatta, edebiyatta önemli ivmeler kazanmasını ifade etmektedir. Rönesans, Floransa, Venedik, Portekiz, Hollanda, İngiltere gibi kent devletlerde veya metropollerde ortaya çıkmıştı.

Rönesans Temel Anlayışlar

  • Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
  • İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde eder.
  • İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir.
  • Aklın her alana hâkim olması insana yeni bir kimlik sağlar.
  • Kısaca ifade etmek gerekirse Rönesans, insanın kendisi ve çevresini anlaması ve kavramasıdır.

Avrupa’nın çehresini değiştiren Rönesans’ın sonuçlarını ise şöyle ifade etmek mümkündür:

  • Bilimde sanatta, edebiyatta özgün düşünce önem kazanmıştır.
  • Avrupa’da skolastik düşünce yerini akla bırakmıştır.
  • Avrupa’da reform hareketleri ivme kazanmıştır.
  • Bu mücadele sonucunda kilisenin otoritesi sarsılmıştır.
  • Aydınlanma çağı ortaya çıkmıştır.
  • İslam dünyası ve Osmanlı; bilim, sanat ve edebiyatta Avrupa’ya göre geri kalmıştır.
  • Avrupa’da bireycilik yaklaşımları önemli ivme kazanmıştır.

Reform ise yenileştirme, yeniden kurma anlamına gelmektedir. XV. ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’da dinî düşüncede ortaya çıkan eleştiriler ve çalışmalardır.

Kiliseyi yeniden kurmak adına yapılan girişimlerin sonuçsuz kalmış olması, Avrupa’da yeni arayışlara yol vermiştir. Bütün Avrupa’da, papazların ahlak dışı hayat sürdükleri ve zenginleştikleri gibi eleştiriler gittikçe ciddi bir kamuoyu oluşturmuştur. Ayrıca Hristiyanlık doktrini de tartışılmaya başlanmıştı.

Özellikle din ile ilgili metinleri doğrudan doğruya incelenme gayreti içinde olan hümanistlerin, kutsal kitabın İbranice ve Grekçe metinlerine inerek anlama çabaları, yeni tartışmalar ve yorumları ortaya çıkardı. Bu şekliyle de reform hümanizmden doğmuştur. Reform, önce din duygularının kuvvetli olduğu Almanya ve Fransa’da ortaya çıkmıştır.

Ayrıca Martin Luther, Erasmus Calvin, Zwingli gibi ruhban sınıfından öncülerin büyük eleştirileri, İncil’in ulusal dillere çevrilmesi, kâğıt ve matbaa gibi alanlarda ortaya çıkan gelişmeler reform hareketlerini etkilemişti. Osmanlı Devleti ise Avrupa’da bu gidişata dolaylı yollardan destek olmuştu. Özellikle Kanuni Süleyman Dönemi’nde Avrupa’yı güçsüzleştirmek, yeni bölünmelere ortam hazırlamak için Protestanlık gibi mezhepler desteklenmişti.

Avrupa’da bu gidişatın sonucunda

  • Yeni mezhepler ortaya çıktı. (Kalvinizm, Anglikalizm vs)
  • Din adamlarının (ruhban sınıfı) siyasi ve toplumsal hayat üzerindeki etkisi zayıfladı.
  • Uzun yıllar sürecek mezhep tartışma ve savaşları devam etti.
  • Katolikler ve kiliseler de kendi içinde yenilenme çabası içinde oldu.
  • Avrupa “Laiklik” vurgusu dinî, içtimai, siyasi ve eğitim hayatı için güç kazanmaya başladı.
  • Siyasi birlikten yoksun Avrupa, Osmanlı karşısında savunmasız kaldı.
  • Ulusal devletlerin kurulma süreci başladı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir