Lale Devri (1718–1730)

Osmanlı Devleti’nde Batılılaşma yönünde ilk adımların atıldığı Lale Devri, adını dönemin yaşama biçimini simgeleyen Lale çiçeğinden almıştır.

Lale Devri’ne damgasını vuran kişi ise Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır. Bu dönem Batılı anlamda ıslahat hareketlerinin başlangıcı olarak kabul edilir.

Bu dönemde Batıyı daha yakından tanımak amacıyla İstanbul’daki Batılı ülke elçileriyle yakın ilişkiler kuruldu. Diğer yandan Avrupa’daki gelişmeleri yerinde incelemek maksadıyla Paris ve Viyana’ya geçici elçiler gönderildi. Bu elçiler arasında 1720’de Paris’e giden Yirmisekiz Mehmet Çelebi ve yanında götürdüğü oğlu Sait Efendi en dikkat çeken isimlerdendir.

Özellikle Sait Efendi, Avrupa’daki gelişmeleri öğrenmeye çabalamıştır. Paris dönüşünde Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın desteğini alan Sait Efendi ve arkadaşı İbrahim Müteferrika, Avrupa’da kullanılmaya başlanmasından 277 yıl sonra, 5 Temmuz 1727’de İstanbul’da bir matbaa kurmuşlardır. Matbaada basılan ilk kitap “Kitab-ı Lügat-ı Van Kulu” dur (Van Kulu Sözlüğü). Daha sonra bu matbaa için İzmit’te bir de kâğıt fabrikası kurulmuştur.

Modern anlamda matbaa, ilk kez 1450’lerde Alman Johann Gutenberg tarafından icat edilmiştir.
Modern anlamda matbaa, ilk kez 1450’lerde Alman Johann Gutenberg tarafından icat edilmiştir.

Ayrıca dönemin ünlü şairi Nedim’in başkanlığında bir tercüme heyeti oluşturularak Batı ve Doğu dillerinden çeviriler yaptırıldı. İstanbul’da beş kütüphane kuruldu. Bu dönemde İstanbul’un imar faaliyetlerine büyük önem verildi.

Ordunun ve tersanenin düzeltilmesine çalışıldı. İstanbul’da sıkça görülen yangınlarla mücadele etmek için de Tulumbacılık Örgütü (İtfaiye Teşkilatı) kuruldu. Bu yenilik dönemi 1730 tarihinde Patrona Halil Ayaklanması ile sona erdi.

Patrona Halil ile hareket eden devlet adamları dönemin Padişahı III. Ahmet’i tahttan indirerek yerine I. Mahmut’u padişahlığa getirdiler.

Osmanlı tarihinde on iki yıl süre ile değişik bir çığır açan Lale Devri’nin kanlı bir şekilde sona erdiği kabul edilse de ıslahatların genel karakteri bakımından III. Selim Dönemi’ne kadar yapılan bütün yenilik teşebbüsleri, özellikle askerî alanda yapılanlar, bu süreç içerisinde değerlendirilmektedir. Çünkü Lale Devri ıslahatları yenileşme tarihi açısından önemli bir aşama olarak kabul edilir.

III. Ahmet’ten sonra da ıslahat hareketleri, askerî alanda yoğunlaşarak devam etmiştir. Bu ıslahatlar arasında aslen Fransız olup 1729’da Osmanlı hizmetine girerek Ahmet adını alan Comte de Bonneval’in öncülüğünde, Topçu Ocağı’nın yeniden düzenlenmesine ve Avrupa tarzında Humbaracı kıtalarının oluşturulmasına çalışıldı.

1734 tarihinde Humbaracı Ocağı’nın eğitimli asker ihtiyacını karşılamak amacıyla da Üsküdar’da matematik ve fen bilimlerinin öğretildiği yeni bir öğretim merkezi Hendesehane açılmıştır.

Yine diğer Avrupalı bir uzman olan Baron de Tott’un yardımlarıyla 1773 tarihinde Mühendishane-i Bahrî Humayun adıyla çağdaş bilgilerle donatılmış denizciler yetiştirmeyi amaçlayan Denizcilik Okulu açılmış, 1774 tarihinde ise Topçu Ocağına bağlı Sürat Topçuları ocağı kurulmuştur.

Askerî alanda gayretler devam etmiş, açılan askerî okullarda yetişen kişiler XIX. yüzyılda yapılacak olan Batılılaşma hareketlerinin de öncüleri olmuştur.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir