Kategori: Türk İnkılabı

Sanayi ve Ticaret Alanındaki Gelişmeler

Cumhuriyet döneminde kalkınmanın temeli sanayiye dayanıyordu. Çünkü XIX. yüzyıldan itibaren dünya devletleri arasında ilerlemenin ölçüsü sanayi olmuştu. Kapitülasyonlar, Osmanlı’da yerli sanayinin kurulmasını önlemişti. Millî Mücadele Dönemi’ndeyse büyük ölçekte sanayi kuruluşu bulunmuyordu. Devlet, dışa bağımlılığı azaltmak adına birinci derece ihtiyaç maddelerini üretebilmek...

İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat 1923)

Ekonomik yönden zayıf kalan devletler, ya bağımsızlıklarını ya da tamamen varlıklarını kaybetmişlerdir. Bu nedenle bir milletin ilerlemesinin veya gerilemesinin önemli etkenlerden biri ekonomi olmuştu. Osmanlı Devleti XVI. yy’da sağlıklı ekonomik sistem kurmuştu. Bunun sonucu olarak da siyasi askerî ve sosyal alanlarda...

Türk Kadınına Verilen Haklar

Atatürk, millî kültürü çağdaş uygarlıklar düzeyinin üzerine çıkarmayı hedef olarak göstermişti. Türk milletinin çağdaş dünyanın uygarlık düzeyine ulaştırılması için yapılan çalışmalardan biri de kişi hak ve hürriyetlerindeki mevcut eşitsizliğin giderilmesiydi. Bu doğrultuda kadınlara tanınan hakların erkeklerle eşit hâle getirilmesi için çalışmalara...

Soyadı Kanununun Kabulü (21 Haziran 1934)

Halkçılık ilkesi Türk milletini ayrıcalıksız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle halinde kabul ediyordu. Ancak Osmanlı Devleti’nde halk çeşitli lakap ve unvanlar kullanıyordu. Ayrıca soyadı kullanılmaması resmî işlemlerde büyük karışıklıklara yol açıyordu. Bu durumu gidermek için yasal düzenleme yapılarak Batı ülkelerinde olduğu gibi...

Takvim, Saat ve Ölçülerde Yapılan Değişiklikler

Osmanlı Devleti’nde sosyal yaşamda ve devlet hayatında kullanılan takvim, saat ve ölçüler çağdaş dünya ölçülerinden farklıydı. Hukuk ve eğitim alanında yaşanan çok başlılık takvim, saat ve ölçüler alanında da kendisini gösteriyordu. Bu farklılık Türk inkılabının sağlamak istediği çağdaşlaşma ve çağdaş dünyayla...

Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra hem devlet hem de toplum, çağdaş ve millî bir anlayışla yeniden yapılandırılmaya başlamıştı. Laiklik düşüncesi doğrultusunda halifelik kaldırılmış, medreseler kapatılmıştı. Son olarak Batı tarzı kıyafet giyme zorunluluğu da getirilerek sosyal hayat laik ve çağdaş ölçütlere göre düzenlenmişti....