İtilaf Devletleri’nin Ateşkes Önerileri ve İç Politika Gelişmeleri

Yunan ordusunun başarısızlığı ve geri çekilişi sonrasında İtilaf Devletleri, Türk ve Yunan kuvvetleri arasında savaşı durduracak arabulucu rolü oynamaya başladılar.

İzmir ve Trakya’yı içeren yeni barış projelerini 22-26 Mart 1921 tarihinde TBMM’ye sundular. Mustafa Kemal, İtilaf Devletleri’nin önerilerini Türk milletinin bağımsızlığına aykırı hükümler taşıdığı için reddetti.

Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Yunanlılar, hâlâ işgal altında tuttukları Batı Anadolu’da Yunanistan’a bağlı ve yerli Rumlardan oluşacak bir İyonya Devleti kurmayı düşündüler. Bu amaçla İngilizlerin de yardımlarıyla Batı Anadolu’da Türk ordusunun saldırılarına karşı güçlü bir savunma hattı tertiplediler. Bu bölgedeki Yunan mevzilerini inceleyen bir İngiliz Kurmay Subayı verdiği raporda: “Türkler bu mevzileri dört beş ayda ele geçirebilirlerse, bir günde düşürdüklerini iddia edebilirler.” demekten kendini alamamıştı.

Dış politikada bu tür gelişmeler yaşanırken, içeride Yunan ordusuna son darbeyi indirmek için hummalı bir çalışma başlamıştı. Başta İstanbul olmak üzere, İtilaf Devletleri’nin kontrolünde bulunan birçok yerdeki silah depolarından Anadolu’ya silah kaçırılıyordu. Kapanan Doğu ve Güney Cepheleri’nden Batı Cephesi’ne asker ve silah naklediliyor; Rusya, İtalya ve Fransa’dan satın alınan askerî malzemeler cepheye ulaştırılmaya çalışılıyordu. Fakat taşıtlar ve yollar yetersiz olduğu için çalışmalar ağır ilerliyordu. Bu sırada Meclis’te muhalefet şiddetlenmiş, Sakarya Zaferi’nden sonra aylar geçtiği halde, ordunun saldırıya geçip düşmanı neden kovmadığı eleştirileri yapılıyordu.

Mustafa Kemal’in Başkomutanlık Görev Süresi

Mustafa Kemal’in: “…Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha kötüdür.” açıklamalarına rağmen Meclis, süresi dolan Başkomutanlık yetkisini ve süresini uzatmadı.

İtilaf ve İttifak Devletleri
İtilaf ve İttifak Devletleri

Bu gelişme üzerine Mustafa Kemal, 6 Mayıs 1922’de Meclis’e gelerek gizli oturumda muhalefetin eleştirilerini yanıtlamış ve “Başkomutanlık iki gündür belirsiz bulunuyor. Şu dakikada ordu komutansızdır. Eğer ben, orduya komuta etmekte devam ediyorsam, yasa dışı komuta ediyorum. Mecliste çıkan oylama sonuçlarına göre, hemen komutadan el çekmek isterdim.

Başkomutanlığımın sona erdiğini hükûmete bildirdim. Fakat telafisi olmayan bir felakete meydan vermemek zorunluluğu karşısında kaldım. Düşman karşısında bulunan ordumuz başsız bırakılamazdı. Bunun için, bırakmadım, bırakamam ve bırakamayacağım.” demiştir. Bu konuşma sonrası yapılan oylamaya göre; 11 ret, 15 çekimsere karşı 177 oy ile Başkomutanlık Kanunu’nun süresi uzatıldı.

Sending
Kullanıcı Değerlendirmesi
0 (0 oy)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir