İki Savaş Arası Dönemde İtalya’da Faşizm

İtalya’da Faşizm: Siyasi birliğini 1870’te tamamlayan İtalya sömürgecilikte geç kalmıştı. Sanayisi için ham madde ve pazar arayışına girdiğinde ise dünyanın büyük bölümü sömürgeci devletler tarafından paylaşılmıştı.

İtalya I. Dünya Savaşı’na yeni sömürgeler elde etmek için katılmıştı. Fakat İtalya savaşın sonunda istediğini elde edemediği gibi kendisine Anadolu’da vaadedilen toprakların bir kısmı da Yunanistan’a bırakılmıştı.

Savaştan büyük bir hayal kırıklığı ile çıkan İtalya’da savaşın getirdiği ekonomik ve toplumsal sorunlar da artmıştı. Ayrıca savaştan kaçan askerlerin ülkenin her yanında yarattığı asayişsizlik sorunları da önemli bir mesele oluşturmaktaydı. Bu durum Benito Mussolini’nin liderliğindeki Ulusal Faşist Partinin iktidara gelmesinde etkili oldu. Mussolini 1926’daki ünlü Scala (Sıkala) nutkunda: “Her şey devlet içinde ve devlet için, hiçbir şey devlet dışında ve başka bir şey için değildir.” diyordu. İtalya’yı 1922’den 1943’e kadar diktatörlükle yöneten Mussolini, totaliter bir rejim kurdu.

Mussolini, Akdeniz’de eski Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurmak istiyordu. Bu düşünce Mussolini’nin elinde millî bir idealizm hâline geldi. Mussolini Akdeniz’e “mare nostrum” (bizim deniz) diyordu.

İtalya'da Faşizm
İtalya’da Faşizm

1923’te İtalya Senatosundaki söylevinde de: “İtalya bir tek denize kapanıp kalamaz. Bu deniz Adriyatik olsa bile. Adriyatik’ten başka Akdeniz vardır.” diyerek İtalya’nın izlediği yayılmacı politikayı ortaya koyuyordu. Mussolini’nin kurduğu faşist rejimin izlediği bu yayılmacı dış politika, bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde büyük bir huzursuzluk yarattı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir