1950’li Yıllarda Türkiye’de Ekonomik Hayat

1950 seçimleri ile iktidara gelen Demokrat Parti, Liberal ekonomi anlayışını savundu. Ancak devletçilik ilkesi tamamen reddedilmedi. Özel teşebbüsün ön planda olduğu bir ekonomik program benimsendi.

Yabancı ve yerli sermayenin sanayiye girmesini teşvik etmek amacıyla 1950’de Türkiye Sınaî Kalkınma Bankası kuruldu. Ekonomiyi canlandırmak amacıyla 1951’de “Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu” çıkartılarak yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesi kolaylaştırılmaya çalışıldı. Fakat bu konuda istenen sonuç elde edilemeyince 1954’te çıkartılan yeni bir kanunla yabancı sermayeye verilen imkânlar daha da genişletildi. Başta Almanya ve ABD firmaları olmak üzere birçok yabancı firma Türkiye’de yatırımlar yaptı.

Dönemin en çok tartışılan konularından biri de Petrol Kanunu oldu. Kanunun amacı Türkiye’nin petrol kaynaklarının özel teşebbüs ile hızlı ve verimli bir şekilde işlenip değerlendirilmesini sağlamaktı. Bu kanunla birlikte birçok yabancı şirkete Türkiye’de petrol arama izni verildi.

Demokrat Parti Dönemi Ekonomi

DP, ekonomide liberalizm politikasını benimsemiş olmasına rağmen yatırımların birçoğunu yine devlet yapmak zorunda kaldı. Makine Kimya Endüstri Kurumu, Denizcilik Bankası, Et ve Balık Kurumu, Devlet Malzeme Ofisi, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Ereğli Demir Çelik Fabrikaları gibi birçok Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) kuruldu.

Demokrat Parti Lideri Adnan Menderes
Demokrat Parti Lideri Adnan Menderes

Demokrat Parti Dönemi’nde tarım sektörü ön planda tutuldu. Türkiye nüfusunun büyük bir kesimi kırsal alanda yaşamakta ve tarımla uğraşmaktaydı. Bu yüzden de tarımsal üretimin artırılması hedeflendi. Yeni topraklar tarıma açıldı, çiftçinin ürettiği ürünler dünya piyasasının üstünde fiyatlardan çiftçiden satın alındı. Çiftçiye ucuz kredi verildi ve tarımda makineleşme hızlandırıldı.

Modern Tarıma Geçiş

Geleneksel tarım uygulamalarından modern tarıma doğru geçiş sağlandı. Marshall yardımlarıyla başta traktör olmak üzere modern tarım aletlerinin sayısında büyük artış oldu. Yapılan tüm çalışmalar ve hava koşullarının tarıma elverişli gitmesiyle 1950-1954 yılları arasında tarımsal üretimde büyük bir artış sağlandı.

Marshall Planı çerçevesinde yapılan yardımlar sadece tarım alanında değil madencilik, ulaştırma ve bayındırlık alanlarında da kullanıldı. ABD, yardımların kara yolları yapımı için de kullanılmasını istedi. Bu yüzden demir yolları yapımı durdurulup kara yolları yapımına ağırlık verildi.

Amerikalı teknik uzmanların girişimiyle 1949’da Kara yolları İdaresi kuruldu. Kara yolları yapımı ile köylerden kent ve kasabalara ulaşım daha kolay hâle geldi. Kara yollarının yapımına bağlı olarak ithal otomobil sayısı ve bununla birlikte petrol ihtiyacı da arttı.

1954’ten itibaren yaşanan döviz darboğazı yüzünden DP’nin temel politikası olan liberalizme kısıtlamalar getirildi. İthalatı kısıtlayıcı önlemler alındı ve devlet sanayide özel sektörün yerini aldı.

1955’ten itibaren tarım ürünlerinin üretiminde düşüşler, dış ticaret açıkları, kamu harcamalarındaki sürekli artışlarlar ile birlikte ekonomik sıkıntılar yaşanmaya başladı. Hükûmet, ekonomideki olumsuz gidişata engel olabilmek için birtakım önlemler aldı. Gümrük vergisinde değer esasına geçildi ve gümrük tarifeleri yükseltildi.

II. Dünya Savaşı sonrasında da uygulanmış olan Millî Korunma Kanunu tekrar uygulamaya konuldu. Bütün tedbirlere rağmen ekonomideki sıkıntılar artarak devam etti.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir